YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversite kontenjanlarının artık tercih eğilimlerinin yanı sıra Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının ihtiyaçları ve dijital dönüşüm doğrultusunda planlandığını açıkladı. Siber güvenlik alanındaki kontenjan artışı ise yüzde bin 520'ye ulaştı.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde kontenjan planlamasında veriye dayalı yeni bir yaklaşım benimsediklerini belirterek, üniversite kontenjanlarının Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının ihtiyaçları ve stratejik sektörlerin talepleri doğrultusunda belirlendiğini açıkladı.
Kontenjanlar veriye dayalı belirleniyor
Kontenjan planlamasında üniversitelerin akademik kapasitesi, uygulama ve araştırma altyapısı ile mezunların istihdam olanaklarının birlikte değerlendirildiğini belirten Özvar, ilgili bakanlıklar, meslek kuruluşları, sanayi ve ticaret odaları, sektör temsilcileri, iş dünyası ve üniversitelerin görüşlerinin de dikkate alındığını ifade etti. Geleceğin mesleklerine yönelik programlarda kapasite artırılırken, mezun sayısının yüksek olduğu alanlarda ise dengeli bir planlama anlayışının benimsendiğini vurgulayan Özvar, "Kararlarımızı geçici yönelimlere göre değil, veriye dayalı ve uzun vadeli bir anlayışla alıyoruz." dedi.
Siber güvenlikte kapasite 16 kat büyüdü
Yeni planlamanın özellikle bilişim ve teknoloji alanlarında önemli sonuçlar verdiğini belirten Özvar, ön lisans programlarında bilişim teknolojileri kontenjanlarının yaklaşık yüzde 48, organize sanayi bölgesi meslek yüksekokullarındaki (OSB-MYO) kontenjanların ise yaklaşık yüzde 41 artırıldığını açıkladı. En dikkat çekici artışın siber güvenlik alanında yaşandığını ifade eden Özvar, bu alandaki eğitim kapasitesinin yaklaşık 16 kat büyüyerek yüzde bin 520 arttığını söyledi. Bilgisayar ve bilişim bilimleri lisans programlarında son üç yılda yaklaşık yüzde 31'lik kontenjan artışı gerçekleştirildiğini belirten Özvar, hedeflerinin bilişim, yapay zekâ, veri bilimi ve dijital teknolojiler başta olmak üzere geleceğin mesleklerine nitelikli insan kaynağı yetiştirmek olduğunu kaydetti.

